Yediğimiz her şey kanserle ilişkili mi?

Araştırmanın Detayları ve İlginç Bulgusu:

  1. Yöntem: Araştırmacılar rastgele bir yemek kitabından tarifler seçip içindeki malzemeleri (dana eti/biftek, süt, yumurta, şarap, kahve, tereyağı, domates, limon vb.) belirlediler ve bu besinlerin kanser riskine etkilerini inceleyen yüzlerce bilimsel araştırmayı taradılar.
  2. Bulgular: İnceledikleri hemen hemen tüm gıdalar için (şarap, süt, kahve, yumurta, tereyağı vb.) birbiriyle tamamen çelişen araştırmalar vardı: Bazı çalışmalar bu gıdaların kanser riskini artırdığını iddia ederken, diğer çalışmalar aynı gıdanın kanser riskini azalttığını (koruyucu olduğunu) savunuyordu.
  3. Biftek / Dana Eti İstisnası: İncelenen malzemeler arasında tek istisna biftek (dana eti / kırmızı et) olmuştu çünkü o dönem taranan çalışmalarda bifteğin kanser riskini azalttığını (koruyucu olduğunu) gösteren hiçbir çalışma bulunamamış, taranan araştırmaların tamamı nötr veya risk artırıcı (zararlı) yönlü sonuçlar bildirmişti.

Makalenin ana amacı, tekil beslenme araştırmalarının metodolojik zayıflıklarına ve tıp literatüründeki yayın yanlılığına (publication bias) dikkat çekmekti.

Araştırmadan çıkarılan sonuçlar ise şu şekilde:

1. Beslenme Araştırmalarında Muazzam Bir Çelişki Var

Rastgele seçilen 50 yemek kitabı malzemesinin %80’inden fazlasında (40 besin) kanser riskiyle ilişkisini inceleyen çalışmalar bulundu. Ancak literatürün geneline bakıldığında aynı besinin hem kansere yol açtığını hem de kanserden koruduğunu iddia eden hemen hemen eşit sayıda yayın olduğu görüldü.

  • Örnek: Şarap, domates, kahve, tereyağı ve süt gibi temel gıdaların neredeyse tamamı için hem “kansere neden olur” hem de “kanserden korur” diyen farklı makaleler mevcuttu.

2. Etki Büyüklükleri Gerçek dışı, Abartılı

Tekil çalışmalarda rapor edilen risk artışları veya koruma oranları istatistiksel olarak aşırı yüksek görünüyordu. Ancak daha sonra yapılan meta-analizler (birçok çalışmanın birleştirildiği geniş analizler) incelendiğinde, besinlerin kanser üzerindeki gerçek etkisinin ya son derece küçük olduğu ya da istatistiksel olarak anlamsız düzeye gerilediği saptandı.

3. Yayın Yanlılığı (Publication Bias) Çok Yüksek

Dergilerin ve araştırmacıların “sıkıcı” veya “etkisiz” (nötr) sonuçlar yerine, şok edici ve manşet olacak sonuçları yayımlamaya eğilimli olduğu tespit edildi. Araştırmacılar, tek bir çalışmanın sonucuna dayanarak “X besini kanser yapıyor” veya “Y besini kanseri önlüyor” demenin bilimsel olarak güvenilmez olduğunu gösterdi.

Çalışma, beslenme epidemiyolojisinin metodolojik olarak ciddi şekilde sorunlu olduğunu kanıtladı.

Çıkarılan nihai sonuç; insanların tekil çalışmalardan çıkan “şu gıdayı hemen kesin” veya “şu gıdayı mucizevi şekilde tüketin” haberlerine şüpheyle yaklaşması gerektiği ve tıp literatüründeki beslenme araştırmalarının metodolojik açıdan çok daha sıkı standartlara kavuşturulması gerektiğiydi.

Makale: https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0002916523053819?via%3Dihub

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top