Günümüzde zenginlerin satın aldığı politikacılar hangi yasaların meclisten geçip hangilerinin geçmeyeceğine karar veriyorlar. Bu yasaların geçip geçmemesi de tamamen yasanın zenginlere ve onların yandaşlarına ne kadar fayda sağlayıp sağlamayacağına göre belirleniyor. Geçen yasanın zenginlere ve yandaşlarına fayda sağlaması yeterli. Bu yasanın diğer insanlara zararı var mı yok mu düşünmüyorlar. (Düşünsenize bizlere sormadan bir yasa çıkartıyorlar ve bu yasanın bize zararı, onlara faydası var. Bana sormadan, benden izin almadan çıkardığın, bana zarar veren bir yasaya ben niye uyayım ki değil mi?) Şu anki yasalar tamamen sözde, yasayı çiğneyenlere – özellikle zengin, güçlü biriyse – herhangi bir yaptırım uygulanmıyor. Bu durumda yapılacak tek bir şey var: Zenginler tarafından satın alınmamış, halkın içinden bu alanlarda eğitim görmüş, bilgili, zeki, adil insanlar toplanıp kendi sistemlerini kurmalılar. Öncelikle halk kendi partisini kurmalı daha sonra da tüm yasaların, kurallar yeniden elden geçirilmesi, güncellenmesi gerekiyor. Eğer bu kurallara, yasalara uymayan biri olursa da o kişi ne kadar güçlü, zengin olursa olsun cezası neyse çekmeli. Bu kişilere nasıl yaptırımlar uygulanabilir bunların belirlenmesi gerekiyor. Suç işleyenler gene halkın kuracağı mahkemelerde yargılanmalı çünkü zenginler adalet sistemini de satın almış durumdalar.