Çapraz Çiftleşme Tasarımı ile Telegoni Deneyi

Bu deneyle, bir dişinin sonraki bir erkekten doğurduğu yavruların, dişinin daha önceki çiftleşme partnerinin fiziksel veya çevresel olarak edindiği özellikleri taşıyabileceği ispatlanmıştır.

2014 yılında Angela Crean ve ekibinin yaptığı ve “Revisiting Telegony: Offspring inherit an acquired characteristic of their mother’s previous mate” başlığıyla yayımlanan çığır açıcı çalışma, bu tarihsel kavramı epigenez ve genetik dışı kalıtım ışığında yeniden gündeme taşımıştır.

Telegoni Kavramının Yeniden İncelemesi

  • Tarihsel Arka Plan: Aristoteles’ten Charles Darwin’e kadar birçok bilim insanı telegoniyi ciddiye almıştır. 19. yüzyılda Lord Morton’un bir kısrağın önce bir kuagga (bir tür zebrasımsı canlı) ile, ardından safkan bir aygırla çiftleştirilmesi sonucu doğan tayda çizgilerin görülmesi vakası, bu düşüncenin en bilinen örneğidir.
  • Mendel Genetiği ve Reddedilme: 20. yüzyılın başında DNA ve kromozom teorisinin kabul görmesiyle telegoni “bilim dışı” ilan edildi. Genetik teoriye göre bir yavru, genlerinin tam yarısını biyolojik babasından, diğer yarısını ise annesinden alır.

2014 Deneyi ve Yeniden Doğuş

Avustralya’daki UNSW araştırmacıları (Telostylinus angusticollis türü bir sinek üzerinde) yaptıkları deneyle telegoninin genetik olmayan mekanizmalarla mümkün olabileceğini gösterdiler:

  • Çevresel Özelliklerin Aktarımı: Erkek sineklerin beslenme düzeni değiştirilerek vücut boyutları manipüle edildi. Kötü beslenen küçük erkekler ve iyi beslenen büyük erkekler oluşturuldu.
  • Çiftleşme Deneyi: Dişiler henüz yumurtaları olgunlaşmamışken ilk erkekle (büyük veya küçük) çiftleştirildi. Yumurtalar olgunlaştığında ise farklı bir erkekle ikinci kez çiftleştirildiler.
  • Şaşırtıcı Sonuç: İkinci erkeğin döllendiği yavruların vücut boyutu, babalarının genetik boyutundan ziyade annelerinin ilk çiftleştiği erkeğin beslenme koşullarından ve boyutundan etkilendi.

Mekanizma Nasıl İşliyor?

Bu durum, klasik anlamda “DNA transferi” ile gerçekleşmez. Bilim insanları bu fenomene şu mekanizmaların neden olduğunu belirtmektedir:

  • Meni Sıvısındaki Moleküler Etki: İlk erkeğin meni sıvısındaki proteinler veya RNA molekülleri, henüz olgunlaşmamış yumurtalara nüfuz ederek gelişim süreçlerini ve gen anlatımını değiştirmektedir.
  • Mikroçimerizm ve Epigenetik: Dişinin üreme kanalındaki dokuların önceki sperm materyalini absorbe etmesi ve bu durumun sonraki döllenmeleri epigenetik düzeyde etkilemesi olasılıklar arasındadır.

Özetle, Modern telegoni araştırmaları, DNA diziliminin değişmediğini, ancak babalık/anne evresindeki genetik dışı faktörlerin (epigenetik ve semen etkisi) üreme sistemine etki ederek sonraki nesillerin fenotipini biçimlendirebildiğini ortaya koymaktadır.

Kaynak: Revisiting telegony: Offspring inherit an acquired characteristic of their mother’s previous mate, Angela J. Crean, Anna M. Kopps, Russell Bonduriansky, Ecology Letters (2014)

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top