Noam Chomsky: Biliyorsunuz; insanlar, iktidar sistemleri içinde ikincil konuma düşürüldüklerini/boyunduruk altına alındıklarını fark etmeden yaşıyorlar. Yani bu durum, örneğin kadınlar için de geçerli, köleler için de… Demek istediğim, çoğu köleci toplum, kölelerin kendileri tarafından bile meşru ve hatta büyük ölçüde gerekli kabul ediliyordu. Aynı şey, örneğin günümüz toplumda iş sahibi olan insanlar için de geçerli: Neredeyse istisnasız hepsi, hayatta kalabilmek için kendilerini kiralamak zorunda ve kaldıkları bir konumda bulunmayı meşru görüyor. Yani aslında bu hiç de doğal ya da aşikar bir durum değil; ancak günümüze kadar yeterince beyin yıkama, propaganda vesaire yapıldığını ve insanların dışsal bir otoriteye bu şekilde tabi olmayı meşru gördüğünü düşünüyorum.
Böyle görmeleri gerekip gerekmediği ayrı bir konu, ama gerçek şu ki görüyorlar. Tıpkı tarih boyunca çoğu kadının ikincil bir rolü doğru, uygun vesaire kabul ettiği gibi; kölelerin kabul ettiği gibi veya diyelim ki feodal toplumlarda yaşayan insanların kabul ettiği gibi… Feodal bir toplumda insanların kendilerine ait bir yeri, bir tür rolleri vardı ve bu toplumlar genellikle istikrarlıydı; çünkü insanlar bu yapıları meşru görürdü. Aynı şey dini yapılar için de geçerli. Yani demek istediğim, insan hayatı boyunca çok çeşitli otorite, baskı ve tahakküm sistemleri var olmuştur.
Noam Chomsky: Kendinizi birine sattığınız bir toplum ile kendinizi birine kiraladığınız bir toplum arasında çok devasa bir fark varmış gibi bakılıyor; oysa bana kalırsa ikisi de aşağı yukarı aynı derecede insanlık dışı. Yüzyıl önce aynı fikirde olmasak da, bugün en azından ilki konusunda —yani köleliğin yanlış olduğu hususunda— hemfikiriz. Ancak eskiden “ücretli kölelik” olarak adlandırılan başka bir şey daha vardı; bu da hayatta kalabilmek için kendinizi bir başkasına kiralamanız anlamına geliyordu. Kaynaklar, üretim ve yatırım üzerindeki kontrolün ayrı, belirli ve oldukça küçük bir grubun elinde olduğu; geriye kalan herkesin ise ya ölmek ya da kendilerini az çok onların şartlarına göre onlara kiralamak arasında seçim yapmak zorunda kaldığı anlamına geliyor.
Bu bana tamamen katlanılamaz bir insan yaşamı biçimi gibi geliyor. Yani köleliği, feodalizmi ya da başka herhangi bir şeyi kabul etmek için ne kadar neden yoktuysa, bunu kabul etmek için de artık geçerli hiçbir neden yok.